Gestasyonel Diyabet

Gestasyonel Diyabet

Gestasyonel Diyabet; gebelik öncesinde diyabet (şeker hastalığı) rahatsızlığı olmayan gebeliğin ikinci trimester ve sonrasındaki bir döneminde saptanmış kan şekeri yüksekliğidir. Günümüzde %3-5 oranında görülmektedir. Normal bir gebede açlık kan şekeri gebe olmayanlara oranla daha düşük seviyededir ve yemek yedikten sonra glikoz düzeyleri kanda daha uzun süre yüksek kalmaktadır. Bu esnada glikoz sürekli kolaylaştırılmış diffüzyon yolu ile plasentadan fetüse geçiş yapma durumunda olduğu için annenin açlık kan şekeri değerleri düşük seyreder. Gebelik hormonlarının etkisi ile mide barsak sistemi yavaş boşaldığından yemek sonrası kan şekeri seviyelerinin yükselmesi gecikmiş ve uzamış durumdadır. Ayrıca birinci trimester sürecinin bitimiyle birlikte gebeliğe bağlı hormonal değişiklikler sonucu vücutta kan şekeri seviyelerini düzenleyici hormon olan insüline karşı bir direnç gelişir. Bu direnç artışında gebelik döneminde yüksek miktarda salgılanan östrojen, progesteron, kortizol, prolaktin, büyüme hormonu ve HPL (Human Plasental Laktojen) homonları rol oynamaktadır. Plasentadan salgılanan HPL (Human placental lactogen) adlı hormon gebelikte fetusa yeterince glikoz gitmesini sağlamak amacıyla insülinin kan şekerini düşürücü etkisine engel olmakta . Bunun sonucunda da gebe de hiperglisemiye eğilimi ortaya çıkmaktadır. Bu eğilim bazen patolojik boyutlara ulaşabilir. Özellikle HPL'nin en etkili olduğu 24. gebelik haftasından itibaren anne adayında diyabet durumu ortaya çıkabilir. Bundan dolayı her gebe kadına, özellikle de riskli olanlara gebeliğin 24. ve 28. haftaları arasında tarama testi uygulanması gerekir.

Gestasyonel diyabetin ortaya çıkabileceği risk grubunu incelersek;

• Gebelik öncesi kilosu normalden fazla olan,
• İlerlemiş yaş durumu,
• Birinci derece akrabalarından birinde diyabet hastalığı olan,
• Daha önceki gebeliğinde gestasyonel diyabet geçirmiş olan,
• Daha önce ölü doğum yapmış, anomalili bebek doğurmuş, iri bebek (4000 gram üzerinde) doğurmuş; birden fazla düşük yapmış olan,
• İdrarında glikoz artışı görülen,
• Daha önce komplikasyonlu bir gebelik yaşamış olan gebelerde ortaya çıkabilmektedir.

Gestasyonel diyabet tanısı koymak amacıyla uygulanan testler:

Gebelikte şeker hastalığı tarama testi (PPG):

Her gebe kadına, özellikle de riskli olanlara gebeliğin 24. ve 28. haftaları arasında yani HPL hormonunun en yüksek düzeye ulaştığı ve buna bağlı olarak diyabet hastalığı oluşma riskinin ortaya çıktığı bu dönemde şeker hastalığı tarama testi uygulanmaktadır. Post prandial glikoz (gıda alımı sonrası glikoz) (PPG) testinde gıda alımından bağımsız olarak herhangi bir zamanda suda çözünmüş 50 gram şeker yüklemesi yapıldıktan bir saat sonra kan şekeri değerine bakılmasıdır. Ölçüm sonucunda kan şekeri değeri, 140 mg/dl değerinin altında çıkmış ise normal olarak kabul edilmektedir. 140 mg/dl değerinin üzerinde ise kesin tanı konulabilmesi amacıyla gebeye 3 saatlik oral glikoz tolerans testi (OGTT) olan, 100 gramlık ikinci bir şeker yüklemesi yapılmaktadır. PPG'de bozukluk çıkan gebelerin ancak %15'lik kısmında gestasyonel diyabet saptanır.

Gebelikte şeker hastalığı tanı testi (şeker yükleme testi) (OGTT):

12 saatlik bir açlık süresi sonunda açlık kan şekeri ve suda çözünmüş 100 gram glikozun içilmesinden bir, iki ve üç saat sonra damardan kan alınarak tokluk kan şekeri ölçümü yapılmasıdır. Bu ölçüm sonuçlarından iki ya da daha fazlasının yüksek çıkması durumunda gestasyonel diyabet tanısı kesinleştirilebilmektedir. Bu ölçümde kan şekeri değeri başlangıçta 95 mg/dl, 60 dakikada 165mg/dl, 120 dakikada 145 mg/dl değerlerinin altında olması hedeflenir eğer bu değerlerden ikisi yüksekse, kişiye gestasyonel diyabet tanısı konulabilmektedir. Ölçümlerden yalnızca biri patolojik çıkan anne adayları yakın takibe alınır. Gestasyonel diyabet gelişme riski yüksek olan anne adaylarında tanı için şeker tarama testi (PPG) değil, direkt olarak şeker yükleme testi (OGTT) yapılır. Test normal çıksa bile 32.-34. gebelik haftaları arasında tekrarlanır.

Gestasyonel diyabet kontrol altına alınmadığı takdirde annede; piyelonefrit (böbrek enfeksiyonu), gebeliğin ilk döneminde düşük, preeklampsi (gebelikte tansiyon yüksekliği ile seyreden ciddi bir hastalıktır) gibi birtakım olumsuzluklara yol açabilirken, bebekte ise; bu duruma bağlı olarak normalden daha iri olmasına ve amnios sıvısının artmasına neden olabilmektedir. Bebekte görülen kilo artışı doğum esnasında da birtakım problemler yaşanmasına neden olabilmektedir; omuz çıkıkları, sinir yaralanmaları, şeker düşüklüğü gibi.

Gestasyonel diyabet tanısı konulan anneye tedavi ya diyet programıyla ya da insülin tedavisi kullanılarak yapılmaktadır. Sık aralıklarla kontrollere çağrılırlar ve kan şekerleri takip edilir. Gestasyonel diyabetli bir annenin gebelik süresince hedeflenen kan şekeri değerleri, açlıkta (yani öğünlerden önce) < 90 mg/dl, yemekten 2 saat sonra < 120 mg/dl'dir. Diyet programında ana ve ara öğünlerin tüketimi önemlidir, gece alınan ara öğün bebek açısından çok önemlidir ayrıca gece hipoglisemi (şeker düşüklüğü) oluşumunu önler. Kan şekeri diyetle dengelenemezse bu durumda insülin tedavisi uygulamasına geçilebilmektedir.

Doğumun bitimiyle birlikte annede görülen diyabet durumu genelde düzelmektedir. Ayrıca gestasyonel diyabetli annenin doğumun bitiminde 75 gram glikoz ile OGTT (şeker yükleme testi) uygulanır. Bu uygulamanın sonucu normal çıksa bile daha sonraki gebeliklerinde gestasyonel diyabet görülmesi ve ileride, yaşlılığı bağlı şeker olarak adlandırılan Tip2 diyabet oluşma riskine karşı korunması açısından dönem dönem kan şekeri kontrollerinin yapılması sağlıklı bir yaşam için önerilmektedir.

E-Bültenimize Abone Olun
Top